Cts19052012

Geri Buradasınız: Anasayfa Anasayfa YAZARLARIMIZ Nazlı ARMAN

Nazlı ARMAN

Pazartesi, 05 Mart 2012 07:50

İşte yine ben

Yazan


Merhaba Sevgili Dostlarım,

İşte yine ben, yine yüreğim dopdolu.

Gitmek istiyorum kendimden,

Hani bazen gitmek gerekir...

Şimdi ben o gitmelerdeyim,,,

İçimdeki BEN'lerden…

Öyle soğuktu ki gidişim,

Giydirdim en kalınından parkalarını

Yine de ısıtamadım gitmelerimdeki öksüzlüğümü...

Saklandım kendimden...

Korkuyorum girince zindanlarına içimin…

Üç başlı dev olmuş hüzün...

Bugün içime hüzün kaçmış, ne yapıyorsam suçlu O…

İlişkiler çok çaresiz artık... Farkında mısınız?

Herkes her şeyi biliyor...

Ne kadın eskisi gibi kadın,

Ne de erkek eskiden olduğu gibi…

Oysa çok farklı dinledik biz ilişkileri!

Ya biz hiç bir şeyi beceremedik

Ya dinlediklerimiz doğru değildi...

Kangren olmuş aşk,

Kan kaybediyor sevdalar,

Aldatılan sevgiler, aldanan aşıklar...

Yetişsin sevda hakları,

Yürüyüşler yapsınlar...

Bir kez de biten aşk masalları için…


Sevgilerimle

NAZLI ARMAN

Salı, 28 Şubat 2012 19:35

ŞİİRLE SOHBET

Yazan

Bu sabah…

Bir el omuzumda usulca hadi kalk diyordu…

Yorgunum, uyumak istiyorum, çekil git başımdan dedim…

Olmaz dedi, kalk hadi…

Ufffffffff... yine ŞİİRİM gelmiş, hem de sabah sabah…

Nefes nefeseydi…

Çıkmalıyım, duygu sokağına ulaşmalıyım diyordu…

Yazmalısın hadi kalk durma…

Sokakta üşüyen, terk edilmiş sevdalara…

Sevdadan yorulmuş,uyumamış…

Kederinden yorgun bitap düşmüş yüreklere şerbet olmalıyım…

Anımsatmalıyım onlara kendi içlerini…

Hatta keyfini yerine getirsem de bir de şarkıya söz etsen beni dedi…

Dillerde okunsam, haykırsalar tüm dünyaya, sevda türkülerinde beni…

Eeee ne yapayım...!

Şiir bu dost geçinmeliyim, iyi tutmalıyım ilişkimi…

Katlanmak zorundayım ansızın çat kapı gelmelerine…

Maazallah bir küserse nasıl eğlerim taşıp giden duygularımı…

Hangi şair uğraşır ki benim yüreğimin kaprisleriyle,

Hangi şair göze alır ki..?

Yere göğe sığdıramadığım…

Bu huysuz yüreğimin taşikardi çırpıntılarını…

En iyisi ben iyi geçineyim ŞİİRimle…

Bir de bugün yüreğim de bir değişik

Sanki ŞİİRle sözleşmişler gibi..!

Öyle dolu ki, dokunsalar boşalacak ŞİİRleri gözlerinden…

EH MADEM DEDİM VEEEEEE…

Uyandım yüklü bir tren gibi…

Koyuldum şiirimin yollarına,

En yanığından, türkülere yakışanından…

VE SEVDALARA İNADINA…

ŞİİR TADINDA BİR YAŞAM DİLİYORUM…

NAZLI ARMAN

Pazartesi, 20 Şubat 2012 09:28

ÇİÇEK VE SU

Yazan

Merhaba Yürek Dostlarım,

Her hafta sizinle buluşma günüm yaklaştığında büyük bir sevinç kaplıyor yüreğimi…

Bugün yine güzel ve evrensel bir konudan söz edeceğiz; AŞK…

Evet, nedense bize armağan olarak verilen bu duygunun hiç kıymetini bilmeyiz…

Eski romantik aşklar geçmişte kaldı belki, ama sonuçta ortada hala bir aşk ve bunu anlatmak isteyen iki kişi var…

Aşk konusunda sayısız şiir, yazı yazılmış; aşklar, filmlere, oyunlara, romanlara konu olmuştur.

Aşk hakkında beste yapılmış, şarkılar, türküler, ilahiler, kasideler, gazeller okunmuştur…

Aşk, kişiden kişiye farklı hissedilen ve yaşanan bir duygudur…

 “AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR” Aşk insanı sarhoş eder ”AŞIK INSAN MAŞUKUNDAN BAŞKASINI GÖRMEZ” şeklindeki sözler, aşık olan insanın yoğun bir duygusallık yaşadığını, dış çevreyle olan irtibatının sınırlandığını vurgular; beyinsel faaliyetlerinin durup tamamen duygusallığın hakim olduğunu anlatır.

Aşk olayı çok çeşitlidir... Edebiyatta en fazla işlenen konu ”insanın insana olan aşkıdır.

Bir de görmeden, bilmeden yaşanan aşklar var ki…

Geçmişte görücü usulü yaşanırmış , hatta görmeden resimlerle, anlatımlarla, ya da mektuplarla...

 Aslında çağımızda da teknoloji ortamında bu kez mesaj, mail ve resimlerle aynı şekilde platonik aşklar yaşanmaktadır.

“ Ben seni, içimde biriktirdiğim düşlerimle sevdim,

 Sen bende yoktun, ben seni düşlerimin ışığında hep gördüm,

 Ben seni, yalnızca sensizliğin gölgesinde sevdim ...

 Ben seni görmeden, bilmeden , dokunmadan sevdim…”

 İşte burada duygular artık önüne geçilmez bir hal almaktadır...

 “Hüzün ki en çok yakışandır âşıklara.

 Yandık, yakıldık; ama hüzünden yana asla yakınmadık.

 Hüzün taze tutar aşk yarasını.

 YARAMDAN DA HOŞUM, YÂRIMDEN DE” dedirtmez mi aşk…

 ÇİÇEK VE SU

 Günün birinde çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

 İlk önceleri arkadaşlık olarak devam eder ilişkileri.

 Tabii ki her zaman lazımdır arkadaşlık birbirini tanımak için.

 Gel zaman git zaman, çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yanında,

 İçi içine sığmaz olur artik ve anlar ki suya aşık olmuştur.

 İlk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçmaya başlar `Sırf senin hatırın için ey su,` diye.

Öyle bir zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar.

Çiçeğe aşık olduğunu fark eder. Ama su da ilk defa aşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek `Acaba su beni sevmiyor mu?` diye düşünmeye başlar.

Çünkü su pek ilgilenmemektedir çiçekle... Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye.

Ve dayanamaz bir gün, çiçek suya `Seni seviyorum.` der. Su `Ben de
seni seviyorum.` diye cevaplar.

Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya `Seni seviyorum.` der. Su `Ben de.` der. Çiçek sabırlıdır.

Bekler, bekler, bekler... Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz olur artık etrafa.

Ve son kez suya `Seni seviyorum.` der. Su da `Sana söyledim ya, ben
de seni seviyorum.` der.

Ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.

Yataklardadır artik çiçek, su da başında bekler öylece çiçeğin yardımcı olmak için.

Ama bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki:

 `Seni ben gerçekten seviyorum.’ Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır.

Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Muayeneden sonra şöyle der doktor:

`Hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez.`

Su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora: `Hastalığı nedir?’

Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki `Çiçeğin bir hastalığı yok dostum, bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için.` der.

Ve anlar ki su artık, sevgiliye sadece `Seni seviyorum.` yetmemektedir…

DOYULASI SEVGİLER TADINDA BİR YAŞAM DİLİYORUM…

Pazartesi, 13 Şubat 2012 07:55

HİKAYENİZ OLSUN SEVGİNİZE DAİR

Yazan

MERHABA SEVGİLİ DOSTLARIM ,

ÇOK KEYİFLİ VE HUZURLU BİR GÜNDEYİM...

SEVİYOR VE SEVİLİYOR OLMAK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DUYGUSU…

SEVMEK VE SEVİLMEK BİR ÇOK EKSİKLİĞİN TAMAMI DİYE DÜŞÜNÜYORUM ....

BUGÜN NEREYE BAKSAM SEVGİ VE SEVGİLİLER GÜNÜ İLE İLGİLİ YAZI OKUYORUM...

ACABA ALGIDA SEÇİCİLİK Mİ ONU BİLEMEYECEĞİM AMA!!

BELKİ EVET ÇOĞUNUZ ŞUNU DÜŞÜNÜYORDUR: SEVGİLER TEK GÜNE SIĞDIRILMAMALI, BİR GÜN MÜ SEVGİLİLER GÜNÜ?

DAHA BUNA BENZER BİR ÇOK SORU... BELKİ TİCARİ OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERİNİZ DE VARDIR,

AMA BEN, BU ÖZEL GÜNLERİ ÇOK SEVİYORUM…

HER ŞEYE RAĞMEN ÇOK MASUM BULUYORUM O GÜN YAŞANAN HEYECANLI KOŞUŞTURMAYI...

SEVGİLİ İÇİN HEDİYE TELAŞI, YA DA PROGRAM ORGANİZASYONU…

SEVDİĞİN İÇİN HER GÜN BİR ŞEYLER YAPIYORSUNDUR AMA...

BİR GÜNDE, ONA SEVGİNİ YOĞUN HİSSETTİRMEK ÇOK GÜZEL BİR DUYGU DEĞİL Mİ?

HERKESİN ANILDIĞI BİR GÜNDE ONA DA KENDİNİ ÖZEL HİSSETTİRMENİN NERESİ KÖTÜ? NERESİ TİCARİ?

BÜTÇENE GÖRE BİR HEDİYE ALIRSIN… YA DA SÜRPRİZ BÜTÇENİZE UYGUN BİR YEMEK...

BUGÜN DOLAŞIYORUM, HER YERDE TATLI BİR TELAŞ VAR,

KIRMIZI KALPLERLE NE VARSA ÇALIŞILMIŞ VE HER YER KIRMIZI RENK VE KIRMIZI KALPLER...

TİCARİ OLSA DA, HALA SEVGİ VE SEVMEYE DAİR TÜM FİGÜR VE

RENKLER BANA UMUT VERİYOR VE HEYECANLANDIRIYOR…

YERYÜZÜNDE TÜM GÜZELLİKLERİ SÜSLEYEN VE KÖTÜLÜKLERİ ÖRTEN TEK ŞEY SEVGİ...

BU YÜZDEN SEVGİYE DAİR NE VARSA BENİ UMUTLANDIRIYOR...

SEVGİMİZİN VE SEVGİLİMİZİN DEĞERİNİ BİLELİM...

YAŞAMIN BÜYÜSÜ SEVMEK VE SEVİLMEKTE…

BİR GÜN BİLE OLSA SEVDİĞİNİZİ BÜYÜLEYİN, ONA KENDİNİ FARKLI HİSSETTİRİN

VE SEVMEKTEN HİÇ VAZGEÇMEYELİM...

BIRAKALIM BİZİM DE BİR HİKAYEMİZ OLSUN SEVGİLİLER GÜNÜNDE...

HAZIRLADIĞIMIZ BİR SÜRPRİZ BELKİ DE ÖMÜR BOYU UNUTMAYACAĞIMIZ BİR ANI OLACAKTIR...

YA DA BÖYLE BİR GÜNÜ BELKİ DE BİR DAHA DOLU DOLU YAŞAYAMAYACAĞIZDIR...

Sayfa 1 / 3