Bir polis arkadaşımın anlatımı:
GECE VE POLİS...
"Van, doğunun parisi derler. 1994 -1998 yıllarım orda geçti, uzun zaman polis armoni orkestrasında çalıştıktan sonra insan unsurunun olduğu bir ortamda çalışmak elbette bana zor geldi, ama görev bu çalışmak zorundaydım... Gündüzü sevmezdim, suçlular, onları al hastaneye götür, savcıya çıkar, hakime çıkar, ifade al derken o insanların, yani suç işleyenlerin bir anlık hayatlarını karartmalarına dayanamazdım.
Gece görevini severdim. Saat 01-03 saatleri benim en sevdiğim saatlerdi. Devriye gezerken, o gündüz insan seli olan sokak ve caddelerde yanlız ben vardım. Ha bir de sokak köpekleri. Gözüm hep pencerelerde yanan ışıklara takılırdı ve önce kızardım gecenin bu saatinde sıcacık yatağında yatmak varken neden hala uyumamışlar diye, sonra aklıma şunlar gelirdi .Belki o an sevgilisiyle yazışan biridir veya evinde hastası var acı çekiyordur, başında bekleniyordur veya bir müzisyen o güzel namelere notalar yazıyordur veya yeni doğum yapmış bir anne çocuğunu emziriyordur. İşte bu duygular içerisinde ilk önce geçmeyecek gibi görünen o saatler birden bire bitiveriyordu... Görev biterken o sokakta yalnız ben ve binlerce kişi malını, canını, her şeyini bana emanet etmiş gibi hislerle gururla görevimi sonlandırırdım... Sonra polisi eleştirenlere kızardım. Polisi dışlayanlar, sanki başka ülkelerden gelmiş gibi yerden yere vuranlar. Yok efendim rüşvet yerlermiş, yok efendim asık suratlı olurlarmış... Zihinlerinden hiç şunlar geçmezdi. Polislerin çocukları aynı okuldan mezun olamazdı. Eğitimleri boyunca o şehir senin, bu şehir benim derken onlarca yerde görev yapmaları... Her tayin sonucu eşya topla, ev tut, yeniden çevre edin derken yaşamın son bulması... İşte bu duygular içersinde bir ömür geçerdi... AMA BEN DE, TÜM POLİSLER DE ETTEN VE KEMİKTEN YARATILAN, DUYGULARI, HİSLERİ OLAN, SEVME VE SEVİLMEYİ HAK EDEN İNSANLARIZ..."
Merhaba Sevgili Gönül Dostlarım ,
Polis ve Askere karşı müthiş hassasiyetim vardır.
Söz konusu onlar olunca duygusallaşırım ve burnumun ucu sızlar.
Hiç dayanamam Polisle veya Askerle ilgili kötü bir haber dinlesem...
İçim burkulur, yüreğim sıkışır...
Hepimizin ailesinde mutlaka bir polis veya bir asker vardır...
Kimi kardeş, kimi yeğen, kimi eş, amcaoğlu, dayıoğlu ve daha benzer bir sıfatta hayatımızın içindeler...
Bu iki meslektekiler görev uğruna hayatlarını hiçe sayarak, canları pahasına bizleri korur ve gözetirler...
Ama hiçbirimiz onların dünyalarında neler yaşadıklarını bilmeyiz...
Hatta onların o elbiseler içinde bir kalp taşıdıklarını bile unuturuz çoğu zaman.
Onlarında bir evlat, bir eş, bir sevgili, bir baba oldukları aklımıza bile gelmez...
Ülkemizin ve bizim her türlü can ve mal güvenliğimizden sorumlu,
Bu kutsal görevi yapan kurumlardaki sevgili arkadaşlarımıza,
Onların hakkettiği sevgi ve saygıyı en yoğun şekilde gönülden ve samimiyetle hissettirmemiz gerektiği inanç ve kanaatindeyim...
TÜM POLİS VE ASKERLERİMİZİ VE DE ÜLKEMİ ALLAHIMA EMANET EDİYORUM....
SEVGİYLE KALINIZ...
NAZLI ARMAN