Cts19052012

Geri Buradasınız: Anasayfa Anasayfa YAZARLARIMIZ Ufuk KÖMÜŞÇÜ

Ufuk KÖMÜŞCÜ

Ufuk Kömüşcü Seçme şansım olsa, seksenli yılların sonunda ve yaz sıcağında dünyaya gelmeyi ister miydim, bilmiyorum. Anne karnı o kadar temiz ve güvenliyken, kimse oradan çıkmak istemez diye düşünürüm hep. Neyse, edebiyata vurmadan, kendimi anlatacak olursam eğer, gezmekten, okumaktan, abur-cuburdan ve muhabbetten hoşlanırım. Sinirlerini aldırmış denilecek kadar sakin bir kişiliğim var. Konuşmayı her ne kadar seviyorsam, susmaktan da büyük keyif duyarım. Sustuğum vakitleri genellikle, gerekli-gereksiz şeyler karalayarak değerlendiririm ki suskunluklarımın da kara kalemden yapılma bir sesleri olsun…
Nerede yaşadığıma-çalıştığıma gelecek olursam, İstanbul, yaşanacak en güzel şehir diyebiliriz ve ben de doğduğumdan beridir bu şehrin havasını soluyorum. Şiire, edebiyata ve hüzne müsait bir şehirde olunca, birazda yeteneğiniz varsa, hoş çalışmalar ortaya çıkarabiliyorsunuz. Hayatımı idame ettirdiğim bu şehrin, Avrupa yakasında oturup, Anadolu yakasında çalışıyorum. Bu yakada yaklaşık beş yıldır, özel bir şirketin ERP sistemleriyle ilgileniyorum. Çalışma hayatımın yanında da, Radyo ve televizyonculuk okuyorum. Ne kadar açık öğretimden de olsa öğrencilik güzel iş.
Daha neler yazılabilir bilmiyorum ama yazılarımı okudukça, beni daha iyi tanıyacaksınız diye düşünüyorum.
Ufuk Kömüşcü - E-Posta - Facebook - Twitter

Çarşamba, 16 May 2012 08:57

Sana Yenildim

Yazan

Sana yenildim,
Görmeden, duymadan, dokunmadan
Bilemeden seni, sana yenildim.

Pazar, 29 Nisan 2012 19:01

İki Şans

Yazan

Yol yorgunu kelimelerim
Kalemimin ucunda duruyor
Birazda soğuk bana
Bu öyle yaşanmaz anki
Kentimden uzak
Ilık bir mevsime giderken
Hasretle kış yaşatıyorum kendime
Kentimde de yaz
İki sıcak mevsimli şehrin arasında
Cereyanda kaldım.
Üşümüşlüğüme

Pazar, 08 Nisan 2012 08:00

Saklambaç

Yazan

Biz, oyunlarımız da bile
Arkamıza dönüp, herkesin saklanmasına izin vermedik mi?
Ve kimsenin olmadığını bile bile
Her seferinde, 
“Önüm-arkam, sağım-solum sobe, saklanmayan ebe” diye
Dönmedik mi geriye?
Şimdi gidenlere
Ve o arkalara dönüp saymaları bile beklemeden gidebilenlere
Bu sitem niye?
Saklambaçlar,
Çocukken ki yüreği yokluğa alıştırma terapileriydi.
Ve kimse bize öğretmedi ki;
Dur,
Önüm-arkam, sağım-solum Ol be demeyi!
Belki o zaman,
Şimdi o gidenlerde öğrenirdi,
Kalmaların, gitmelerden daha mutlu ettiğini.

Ufuk KÖMÜŞCÜ
01.12.2011

Pazartesi, 02 Nisan 2012 21:43

"Kimsesizliğe G' itmeler"

Yazan

Gitmeler kimeydi yâr, gitmeler nereye?
Gitmeler büyük yaraydı.
Gebeydi gidişler yalnızlığa.
Zalim bir ebeydi.
Açıkta gördüğü her aşka ebeydi,
Yürek o be dedikçe,
O, o be dediklerimizi sobelerdi.
Gitmeler kimeydi yâr, gitmeler nereye?
Gitmeler büyük yaraydı.
Gidişler gebeydi ölümlere.
Gidenler hedefti hep azraile.
Her sevileni, ecelle bir ederdi.
O değil, ben dedikçe;
Sizi hayata onu toprağa gömerdi.
Gitmeler kimeydi yâr, gitmeler nereye?
Gitmeler büyük yaraydı.
Gidişler fitneydi.
Sevgililer arası küfre sebepti.
Giden cehennemlikti belki ama
Kalan, küfründen yedi kat dibe girerdi.
Gitmeler kimeydi yâr, gitmeler nereye?
Gitmeler büyük yaraydı.
Gitme, sesiz bir çığlıktı.
Gitme tatsız bir yemek,
Aşkı kurtarmaya helal emekti.
Gitmeler içimizde ki yâr’aydı.
Her gitme bir yarayı kanatırdı.
Gitmeler gebeydi, gidenlerden sonra;
Güzel bir “kimsesizlik” her sevene hediyeydi.
Tebrikler,
Nur topu gibi bir yalnızlığınız oldu.
Allah analı- babalı, acısız- aşksız büyütsün.
Gözünüzün nuru olsun,
Özünüzün o nurunu yitirdikten sonra,
Yüreğinizin onuru: delikanlı yalnızlığınız olsun.
Gitmeler sanaydı yâr. Gitmeler yâr’aydı.
Gitmeler içimizde ki;
En büyük yaraydı.

Sayfa 1 / 6