Cts19052012

Geri Buradasınız: Anasayfa Anasayfa YAZARLARIMIZ Ufuk KÖMÜŞÇÜ DURAKLAR II
Cumartesi, 04 Şubat 2012 11:29

DURAKLAR II

Yazan 
Öğeyi Oyla
(3 oy)

İnsan, hiç dönüp bakmaz mı geriye ne bıraktığına?

Ben mi yanlış biliyorum, yoksa hayatında ki yeri ne olursa olsun, bir kadını, mesela bir durağa bıraktığında, insan dönüp bakmaz mı hiç ona?
Her gün acıbadem durağına geliyorum ve bekliyorum. 6 numaralı otobüs gelsin ve ben o acı yokuşu keyifle ve zorlanmadan çıkıp, işime gidebileyim diye. Bu durakta bekliyorum ve bekledikçe de  şaşırıyorum aslında, her gün biraz daha fazla şaşırıyorum. Zengin bir semt ve daha çok lüks araçların geçtiği bir cadde üzerinde bulunan küçükçe bir durak burası. Sürekli lüks araçlar, ince topuklu ayakkabılar, pahalı marka kıyafetler,  gözlükler, son teknoloji telefonlar ve o telefona mıhlanmış şekilde yürüyenler, özel üniversite öğrencileri, kol kola sarılanlar, şemsiyelere sığınanlar ve dahası, insanlar işte. Biraz hayatın sillesinden uzak biraz maddi durumları iyi insanlar… Ve bu durağın başka bir özelliği de, aslında anlatmak istediğim şeyi de bu: burası arkalara en az bakılan durak. Bırakana ve bırakılana en az bakılan durak burası.

Bir kadın iniyor şimdi arabadan ve “dikkat et, hoşça kal” manasında ki bakışlarını gizliyor bırakandan. Hiç dönmüyor arkasına. Hadi onu geçtim, bırakana ne demeli! İnsan bakmaz mı hiç geriye bıraktığına?  Korkmaz mı ne sürprizleri var hayatın o durakta o insana diye?

Bırakıyor ve gidiyor. Alışılagelmiş, sıradan, samimiyetsiz… Bıraktıysan, artık gidebilirsin, oraya kadar getirdin ya sonrasını düşünmelere gerek yok hiç. Hiç gerek yok dönüp bakmalara. Nede olsa bozuk bir cd’yi camdan atarmış gibi bıraktın, arabadan bir fazlalığı fırlatırmış gibi yol kenarına, bir su şişesinin son damlalarını da yudumladıktan sonra kapıyı hafifçe açıp yola bırakır gibi bıraktın. Gereksiz ve değersiz gibi… Ya ben yanlışım ya da doğruların üzerinden ilk kez geçiyorum böylesine. Benim bildiğim; Bir kadını bir durağa bırakırsan, beklersin. Beklersin ki otobüsü gelsin, minibüsü gelsin, arabası, taksisi her neyse gelsin işte, beklersin.
Bekler insan, önce bırakılan gitsin ki sende rahat devam et yoluna.  Eğer bekleyemezse de, izler insan. İzler ki, içi rahat etsin. Bir dua okur mesela, dönüp dönüp el sallar yeniden. Gidiyorum amaları anlatır bakışlarıyla. Seni bıraktım gidiyorum ama: sen dikkat et kendine, sen aklımdasın yine, sen, sen iste geleceğimleri anlatır bakışlarıyla.

İnsan bakmaz mı hiç bir durağa bıraktığına? Eğer, bakmak istemiyorsa insan boş duraklara, bakmalı her durağa bıraktığına, gözü gibi bakmalı, özenle. En çokta bir kadına… Bir kadını bıraktığında bir durağa, bir yol kenarına, evine, işine, okuluna.  Yoksa gün gelir insan, en çok bir durağa bıraktıklarını arar. Ve en çok bir durağa bıraktığı kadını özler, her sabah o durağa bıraktığı kadını. Ve hep o duraktan o kadını almayı bekler. İnsan bakmalı geriye ne bıraktığına…

Okunma 73 defa

Ufuk Kömüşcü Seçme şansım olsa, seksenli yılların sonunda ve yaz sıcağında dünyaya gelmeyi ister miydim, bilmiyorum. Anne karnı o kadar temiz ve güvenliyken, kimse oradan çıkmak istemez diye düşünürüm hep. Neyse, edebiyata vurmadan, kendimi anlatacak olursam eğer, gezmekten, okumaktan, abur-cuburdan ve muhabbetten hoşlanırım. Sinirlerini aldırmış denilecek kadar sakin bir kişiliğim var. Konuşmayı her ne kadar seviyorsam, susmaktan da büyük keyif duyarım. Sustuğum vakitleri genellikle, gerekli-gereksiz şeyler karalayarak değerlendiririm ki suskunluklarımın da kara kalemden yapılma bir sesleri olsun…
Nerede yaşadığıma-çalıştığıma gelecek olursam, İstanbul, yaşanacak en güzel şehir diyebiliriz ve ben de doğduğumdan beridir bu şehrin havasını soluyorum. Şiire, edebiyata ve hüzne müsait bir şehirde olunca, birazda yeteneğiniz varsa, hoş çalışmalar ortaya çıkarabiliyorsunuz. Hayatımı idame ettirdiğim bu şehrin, Avrupa yakasında oturup, Anadolu yakasında çalışıyorum. Bu yakada yaklaşık beş yıldır, özel bir şirketin ERP sistemleriyle ilgileniyorum. Çalışma hayatımın yanında da, Radyo ve televizyonculuk okuyorum. Ne kadar açık öğretimden de olsa öğrencilik güzel iş.
Daha neler yazılabilir bilmiyorum ama yazılarımı okudukça, beni daha iyi tanıyacaksınız diye düşünüyorum.
Ufuk Kömüşcü - E-Posta - Facebook - Twitter

Bu kategoriden diğerleri: « Saklambaç Aşk Senin Olsun »

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.