Röportaj

StüdyoMakinistliği’nden Yönetmenliğe

e-Posta Yazdır PDF

Yönetmen Alattin Durmaz’ın çaycılık’tan, makinistliğe, makinistlikten yönetmenliğe uzanan yaşam hikayesi…
Yönetmen Alaattin Durmaz, Beyoğlu’nda Yeni stüdyo’da 10 yaşında iş hayatına çay ocağında çalışmayla başladı. Her gün çay servisi yaptığı dönemin ünlü oyuncuları, Türkan Şoray, Kartal Tibet, Kadir İnanır, Kemal Sunal ve ünlü yönetmenlere kendisini sevdirdi.

Otomobilde 2. El Piyasası ÖTV Kurbanı

e-Posta Yazdır PDF

Mart ayında devreye giren ÖTV indiriminden sonra otomobil almak isteyenlerin sıfır araçlara yönelmesi birçok galeri esnafını iflas etme noktasına getirdi.

Minik Objelerle Dev Dünyalar Yaratan Adam...

e-Posta Yazdır PDF

Konuğumuz Kenan Ataseven. Türkiye'de aslında bilinmeyen bir sanatın yaratıcısı. Diorama...

Bir sergi haberiyle kendisini ve yaptığı sanatı tanıdık...  İlayda Sanat Galerisi’nde 4 Mart'ta başlayan Kenan Ataseven “Ölçek Küçük, Hikaye Büyük” Diorama Sergisi 4 Nisan 2009 tarihine kadar devam ediyor. 

Dioramaya önceleri hobi olarak başlamış sanatçı. Bir zaman gelmiş yaptığı dioramaları koyacak yer kalmadığını farketmiş. Aslında yakın arkadaşları sergi konusunda ısrar ediyorlarmış. Daha önceleri de çalıştığı İlayda Sanat Galerisi sahibi İlayda Babacan ile paylaşmış bu fikri. Ve Diorama Sergisi çıkmış ortaya. İyi de olmuş. Minik objelerle dev dünyalar yaratmış.

Biz  Dioramayı asker ve teknelerle tanıdık. Kenan Ataseven'in yaşanan mekanları öykülediği bu sergi Türkiye'nin ilk mekansal Diorama sergisi.

  
  

"Beyaz şemsiyelerinin gölgesinde demli çayların ikram edildiği, çocukların gazoz ve dondurma, yaşlı ninelerin ise bir damla serinlik ve huzur rüyaları gördüğü şirin bir çay bahçesi... Yağmurla yıkanan, bereketli topraklarda kutsanan asmaların lezzetli şaraplara dönüştürüldüğü eski bir şarap mahzeni... Her geçtiği şehire kömür kokusunu ve göçebeliğini taşıyan emektar bir yük treni...Balkonundan sarkan motifli halısı, içeriden gelen anason kokusu ve saz tıngırtısıyla kendini rüzgara teslim etmiş bir yayla evi... Hayat artık tüm gerçekçiliği ve keyif veren ayrıntılarıyla Kenan Ataseven’in dioramalarında hayat buluyor.

"“Ölçek Küçük, Hikaye Büyük” Diorama Sergisi İlayda Sanat Galerisi'nde sizleri bekliyor...

Diorama Sanatçısı Kenan Ataseven

Kenan Ataseven Diorama ve kendi öyküsünü Semtonline ekibine anlattı: 

Diorama Nedir?
-Diorama gerçek veya kurgu bir olayın, anın, hikayenin belirlenen ölçek sınırları içinde boyutlu olarak modellenmesine denir.
Diorama’nın Türkiye’deki yeri, gelişimi?
-Pek fazla yeri ve gelişimi olduğu söylenemez. Nadiren rastlanılan bir olgudur. Ama bazı müzelerde azda olsa çok iyi olmayan örneklerine rastlanıyor.
Maket yapımı, ahşap gemi yapımı, 3 boyutlu ahşap evler  Diorama ile ilgili mi?
-Kategorik olarak bağlantıdan söz edebiliriz ama yukarda sayılanlar maket sınıfı içinde yer alırlar diorama bunlardan pek çoğunu eleman olarak içinde barındırır.
Maliyetli bir sanat mı?(Malzemeler açısından)
Kesinlikle maliyetli. Malzemeden öte zamanı da maliyete dahil edersek ciddi bir maliyetten ahsedebiliriz.
Bu sanat dalıyla ilgilenenler için öğretici bir kurum var mı? İlgililer nasıl bir yol izlemeli?
-Bildiğim kadarıyla bir eğitim kurumu yok. İlgilenenler bol bol araştırmalarla ve bizzat işin içine girerek yol alabilirler.
Sizin Diorama ile ilgilenen kişilere ayrıca tavsiyeleriniz?
-Çok iyi fotografik hafıza, çok iyi gözlemci olabilme, çeşitli el aletleini kullanabilir olma, bol bol sabır ve dikkat.
Siz Diorama sanatını ne şekilde tanıdınız, sizin süreciniz nedir?
-Yukarda bahsettiğim gibi çok araştırarak tanıdım. Aslında önceleri salt maket yapardım. Uçak, gemi ve kara araçları maketlari yapmışlığım çoktur. Dünyada maket ustalarını çok araştırdım inceledim ve yol beni dioramaya getirdi.
Bu sanat;  çok  ufak detaylarla saatlerce uğraşmak gerektiriyor  gibi görünüyor. Bu kadar minik şeylerle çalışmanın aksilikleri de oluyordur ve oluşum süreci buna bağlı uzuyordur. Böyle bir durumdaki duygularınızı merak ediyoruz. Bıraktığınız ve bir daha denemediğiniz mizansenler oldu mu? Ortalama bir  proje ne kadar zamanda tamamlanıyor?
-Evet çok uzun sürüyor. Hatta kimsenin dikkat etmeyeceği yerlere öyle bir kafanızı takıyorsunuz ki saatlerce o detayla uğraşıyorsunuz. Benim yaptıklarımda ortalama bir dioramanın oluşumu  3 haftayı buluyor. Çok yorucu olduğunu ara verdiğinizde yada bitirdiğinizde anlıyorsunuz. Bazen cımbızın ucunda tuttuğunuz minik bir parça fılayıp gözden kaybolduğunda insan yıkılıyor açıkçası.
Projeyi nasıl belirliyorsunuz? Yani, “Şimdi bir bakkal yapayım, bir köy kahvesi yapayım” diye anlık fikirlerle mi yola çıkıyorsunuz yoksa baştan beri yaptığınız Diorama’ların kendi içinde de bir  yol (serüven)  kurgusu var mı?
-Evet biraz spontan gelişiyor birazda birikim. Yani çat kapı bir bakkal yapayım demiyorsunuz. Ama zamanında aynı mahalleyi paylaştığınız ve hafızanızda kalmış bir bakkalsa konu olabiliyor. Ayrıca tematik yol da izleyebiliyorum. Örneğin Hasankeyf ve Zeugma kazıları konusunu bir dioramada işledim ilginç dokuları ve farklı malzemeleri bir arada taşıyan konsept olduğu için.
Belirlediğiniz projenin yaşanır olduğunu gösteren ufak detaylar için nasıl bir çalışma yapıyorsunuz? Ya da  şöyle sorayım bir projenin başlayana kadar olan kısmı ile ilgili süreci yaşatır mısınız bize?
Bu soru güzel bir soru ama yazı ile yanıtlaması çok zor  aslında iki aşamalı bir süreç. Yapım öncesi ve yapım sırası. Önceden ne yapacağıma kesin bier karar veriyorum ama karar verdiğim konuyu kesinlikle hissedebildiğim veya çok iyi tanıdığım olaylardan seçiyorum. Bilmediğim, tanımadığım ve duygu olarak hissedemediğim konuları boyutlandırmaktan uzak duruyorum. Daha sonra araştırma bölümüne geçiyorum. Seçtiğim konunun içinde kullanılacak elemenları tek tek araştırıyor inceliyorum eğer hafızamda güçlü olarak duruyorsa sorun olmuyor. Kompozisyona karar verip detayların işlenmesiyle başlıyorum.

   

Nasıl bir çalışma ortamınız  var? Çalışma saatleriniz mesela belirli mİ? Yoksa ruh halinize bağlı olarak değişir mi? Nasıl bir ruh halinde çalışırsınız? Çalışırken neler düşünürsünüz? Ya da düşünür müsünüz? İlk yaptığınız Diorama neydi? Siz de mi? Değilse nerede olduğunu biliyor musunuz?
-Evimde çalışma masamda oluyor ne olup bitiyorsa. Malesef bir atölyem yok :) Çalışma saatlerim belirli ve sistemlidir. Genelde büyük bir merak ve istekle başlarım işe. Ruh halim böyledir genelde. Yapıp seyretmekten çok yapmayı sevdiğimden olsa gerek çok iştahlı çalışırım bu yüzden de saatler geçer ve ben farkına varmam. Çalışırken çok şey düşünürüm. Hayatı, okuduğum bir kitabı yada izlediğim bir filmi, hepimiz öyle değilmiyiz bir anda ne kadar çok şey düşündüğümüzü keşfederiz ya işte öyle. İlk yaptığım dioramam şu anda sergide yer alıyor. Eskiden yapıpta iyi koruyamadığım ve bu nedenle kırılıp dökülen tank kamyon v.s gibi araçlarımı kıyıpta atmamamıştım. Bunlardan bir hurdalık yapmak istedim. Hani araç mezarlığı vardır ya onun gibi işte.
“Ölçek küçük, hikaye büyük” Nedir hikaye?
-Hikaye dioramayı diorama yapan ana özelliğidir. Yaşanmışlık hissini bize geçiren olgudur. Örnek; Kristof kolombun geminin maketini yaparsanız sadece harika bir model yapmış olursunuz.

    
    
    
    

VİTAMİN GIDA

Vitamin Gıda

ÇAĞLA&NİLAY EMLAK

TÜMBAY SÜRÜCÜ KURSU

AYAZOĞLU PİKNİK ALANI